Adana Kebabı ile Urfa Kebabı Arasındaki Fark Nedir?
Kısa cevap: İkisi de zırhla elde kıyılmış kuzu etinden, kömür ateşinde şişte pişirilir. En bilinen fark…
Devamını Oku
Steak çeşitleri, etin hayvanın hangi kasından ve nasıl kesildiğinden adını alır. Menülerde en sık görülen yedi isim — Dallas, antrikot, New York, T-bone, porterhouse, bonfile ve lokum — dananın aslında yalnızca üç bölgesinden çıkar: kaburga üstündeki sırt, arka bel ve belin iç kısmı.
Menülerde onlarca steak adı görürsünüz, ama çoğu dananın aynı birkaç bölgesinin farklı kesimleridir. Aşağıda hangi steak'in nereden geldiğini, birbirinden farkını ve tabağa gelince neyin değiştiğini, kendi menümüzdeki karşılıklarıyla birlikte anlattık.
Kısa cevap:
Bir steak'in adı üç şeyi söyler: hangi kastan çıktığını, kemikli mi kemiksiz mi olduğunu ve kalınlığını. Aşağıdaki tablo en sık görülen isimleri bu üç soruya göre sıralıyor.
| Steak | Hayvanın neresi | Kemik | Öne çıkan özelliği |
|---|---|---|---|
| Antrikot | Kaburga üstü sırt | Kemiksiz | Kas arası yağ, yoğun lezzet |
| Dallas | Kaburga üstü sırt | Genellikle kemikli | Antrikotun kalın ve kemikli hâli |
| New York | Arka bel (kontrfile) | Kemiksiz | Kenarında yağ şeridi, sıkı doku |
| T-bone | Arka bel | T biçimli kemik | Bir yanı kontrfile, bir yanı bonfile |
| Porterhouse | Arka belin son kısmı | T biçimli kemik | T-bone'un geniş bonfileli hâli |
| Bonfile | Belin iç kısmı | Kemiksiz | En yumuşak, en az yağlı |
| Lokum | Belin iç kısmı (bonfile) | Kemiksiz | Bonfilenin kalın dilimi |
Menülerde bu isimlerin yanına bir de hazırlanış biçimi eklenir: tereyağlı, perde yağlı, yaprak. Bunlar yeni bir kesim değildir; aynı etin farklı pişirilişidir.
Dallas steak, dananın kaburga kemiklerinin üstünde uzanan sırt kasından kesilir. Millî Eğitim Bakanlığı'nın kasaplık modülü bu eti, göğüs omurlarının üzerinde sırttan boyuna doğru uzanan kemiksiz et olarak tanımlar (MEB, Et ve Et Ürünleri Teknolojisi). İngilizcede kasın adı ribeye. Türkiye'deki menülerde "Dallas" adı çoğunlukla bu etin kemiğiyle birlikte, kalın kesilmiş hâline verilir.
Bu bölge, hayvanın fazla çalıştırmadığı bir kastır. Bu yüzden et hem yumuşak hem de kasların arasına dağılmış ince yağ damarlarıyla doludur. Pişerken eriyen bu yağ, Dallas'ı menünün en yoğun lezzetli steak'lerinden biri yapar.
Kemiğin kendisinin de bir işi var: ısıyı yavaş iletir, kemiğe yakın et daha sulu kalır. Kalın bir Dallas'ın dışı kömürde kabuk bağlarken içi pembe kalabilir. Menümüzdeki Dallas Steak da masaya kemiğiyle gelir.
Et aynı, kesim farklı. İkisi de kaburga üstü sırt kasından çıkar; aradaki fark kemikte ve kalınlıktadır.
Lezzet açısından ikisi de aynı yağlı karakteri taşır. Seçim, tabakta ne istediğinizle ilgili: tek parça, düzenli bir et mi, yoksa kemiğin kenarındaki o sulu kısım mı?
T-bone ve porterhouse, dananın arka belinden, omurgayla birlikte kesilen aynı etin iki adıdır. Ortadaki T biçimli kemiğin bir yanında kontrfile, öbür yanında bonfile durur. Yani tek tabakta iki farklı steak gelir: bir tarafı yağlı ve sıkı, öbür tarafı yumuşak ve yağsız.
İki isim arasındaki fark, bonfile tarafının genişliğidir. Belin arka ucuna doğru bonfile kalınlaşır; oradan kesilen dilime porterhouse denir. Bu iki kesim Amerikan kasaplığından gelir, Türk kasaplığının geleneksel parça adları arasında yer almaz. Aradaki ölçüyü de bu yüzden ABD Tarım Bakanlığı'nın (USDA) et kesim standardı koyar: bonfile tarafı en az 3,2 cm genişlikteyse porterhouse, 1,3 cm ile 3,2 cm arasındaysa T-bone sayılır (USDA IMPS, Seri 100).
Pratikte porterhouse daha büyük, daha ağır ve çoğu zaman iki kişiliktir. Menümüzdeki Porter House ile T-Bone Steak arasındaki fark da budur.
New York steak, kontrfileden kesilen kemiksiz steak. T-bone'u ortadan ikiye ayırıp bonfile tarafını çıkardığınızda elinizde bu parça kalır.
Çoğu kişi antrikotla karıştırır. Antrikotta yağ etin içine dağılır; New York'ta ise kenar boyunca tek bir şerit hâlinde durur. Bu yüzden dokusu sıkı, lezzeti daha "etsi" gelir. Isırdığınızda direnç hissedersiniz — bu bir kusur değil, kesimin karakteri.
Yağın ete dağılmış hâlini sevmeyen, ama bonfileyi de fazla yumuşak bulan biri için New York iyi bir orta yoldur.
En yumuşak steak bonfile. Bonfile, karın içinde omurgaya bitişik uzanır; böbrek yatağından başlayıp belin iki yanına doğru ilerleyen ince uzun bir kastır. Hayvan bu kası neredeyse hiç kullanmaz; lifleri bu yüzden ince kalır ve et bıçağın altında kayar gibi kesilir. Her danadan yalnızca iki parça çıkar, birer tane her iki yanda.
Yumuşaklığın bir bedeli var: bonfile yağsızdır, lezzeti antrikot kadar yoğun değildir. Bu yüzden sık sık yağla ya da sosla buluşturulur.
Menülerde bonfilenin birkaç hâlini görürsünüz:
Menülerde ve tariflerde İngilizce isimlerle sık karşılaşırsınız. Çoğu, yukarıdaki etlerin başka bir adıdır:
| İngilizce | Türkçe karşılığı | Not |
|---|---|---|
| Ribeye | Antrikot | Kemikli ve kalın kesilince Türkiye'de Dallas adını alır |
| Strip / New York strip | Kontrfile | Menülerde çoğunlukla "New York steak" |
| Tenderloin | Bonfile | Kasın bütün hâlinin adı |
| Filet mignon | Bonfile dilimi | Bonfilenin kalın, yuvarlak dilimi; lokuma en yakın karşılık |
| Tomahawk | Uzun kemikli Dallas | Kaburga kemiği uzun bırakılmış antrikot |
| Sirloin | Ülkeye göre değişir | İngiltere'de kontrfile; ABD'de belin arkasında, butla birleşen bölge |
| Flank | Karın eti | Karın bölgesinden çıkan yassı, lifli kas; ince dilimlenip servis edilir |
"Ribeye antrikot mu?" sorusunun cevabı bu yüzden evet. Sirloin'de ise dikkatli olun: aynı kelime İngiltere'de ve ABD'de farklı parçaları anlatıyor. Menüde gördüğünüzde hangi etten olduğunu sormak en doğrusu.
Olur. Steak bir kesim biçimidir; hayvanı dana olmak zorunda değildir. Kuzuda da sırt ve bel bölgesi, danadaki gibi en değerli parçaları verir. Yalnızca hepsi daha küçük, lezzeti daha belirgindir.
Doğru steak, tabakta ne aradığınıza bağlı. Kabaca üç yol var:
Masada iki üç kişiyseniz porterhouse ya da menüdeki yüksek gramajlı steak'lere bakın. Bunlar Porter, Dallas, T-Bone ve antrikotun daha büyük porsiyonlarıdır.
Bizde steak'ler kebapla aynı ateşi paylaşmaz; ayrı bir kömür ateşinde pişer. Kullandığımız et danadır ve dinlendirmenin iki yolunu da kullanıyoruz: kuru ve yaş.
Kuru dinlendirmede et, bu iş için yapılmış dolabında haftalarca bekletilir; dışı kurur, içi yoğunlaşır. Aşağıdaki fotoğraftaki parçanın etiketinde iki tarih var: dolaba 11 Temmuz'da girmiş, 16 Ağustos'ta çıkmış. Yani 36 gün beklemiş.
Tabakta gördüğünüz et, restoranın içindeki kasap reyonunda satılan etin aynısıdır. Beğendiğiniz kesimi evde pişirmek isterseniz aynı eti oradan alabilirsiniz.
Her steak, masaya ikramlarıyla birlikte gelir: Dede'nin makarnası, mantarı, ezme, soğan salatası, köz patlıcanlı süzme yoğurt, pişmiş soğan ve yeşillik tabağı.
Bütün kesimleri, porsiyonları ve güncel fiyatlarıyla steak menümüzde bulabilirsiniz.
Dede Kebap Mutfağı
Merak ettiklerinizin cevapları
Dede Kebap'ın menüsünde ayrı bir steak bölümü var: Dallas, T-Bone, Porter House, New York, antrikot, lokum ve kuzu küşleme. Steak'ler kebaptan ayrı bir kömür ateşinde pişer. Restoran Çukurova'da, Mahfesığmaz Mahallesi'nde, Turgut Özal Bulvarı üzerinde.
Dede Kebap'ta steak'lik dana etleri hem kuru hem yaş dinlendirilir; kuru dinlendirme bu iş için yapılmış dolapta haftalarca sürer. Aynı etler restoranın içindeki kasap reyonunda da satılıyor.
Mahfesığmaz, Turgut Özal Bulvarı, Çukurova/Adana. Her gün 09.00–02.00 arası açık. Rezervasyon için: 0322 235 57 58.
Biftek. Kelime İngilizce "beefsteak"ten gelir; Türkçede kalın dilimlenip ızgarada ya da tavada pişirilen et için kullanılır.
Steak denince çoğunlukla dana eti anlaşılır. Menümüzdeki steak'ler danadır; steak bölümündeki kuzu pirzola ve kuzu sırt ise kuzu etinden hazırlanır.
Bonfile. Hayvanın neredeyse hiç kullanmadığı bir kastan çıkar. Lokum, bonfilenin kalın kesilmiş dilimidir; Dede'deki Dana Lokum ve Tereyağlı Lokum bonfileden hazırlanır. Yabancı menülerdeki filet mignon da bonfilenin kalın, yuvarlak dilimidir; bizdeki en yakın karşılığı lokum.
Evet. İkisi de kaburga üstündeki sırt kasından çıkar. Bu kesimin İngilizce adı ribeye. Antrikot kemiksiz ve daha ince, Dallas ise genellikle kemikli ve kalın kesilir.
İkisi de aynı kesimdir: T biçimli kemiğin bir yanında kontrfile, öbür yanında bonfile durur. Porterhouse'ta bonfile tarafı daha geniştir, bu yüzden daha büyük ve ağırdır.
Kuzunun bel bölgesindeki bonfilesi. Kuzunun en yumuşak etidir.
Restoranın içindeki kasap reyonundan. Tabakta sunulan etin aynısı orada satılıyor.
Evet, Dede Kebap'ta ikisini aynı sofrada yiyebilirsiniz. Menüde zırhla kıyılan Adana kebabının yanında Dallas, T-Bone, antrikot ve lokum gibi steak'ler de var; steak'ler kebaptan ayrı bir kömür ateşinde pişer. Restoran Çukurova'da, Turgut Özal Bulvarı üzerinde ve her gün 09.00–02.00 arası açık.